Necati Şaşmazla röportaj

Polat yüzünden boksa başladım

Necati Şaşmaz,Star gazetesinden Hale Ceylan Barlas’a konuştu

İŞTE O RÖPORTAJ

Dünyada milyonlarca kişinin izlediği 24 dizisi Kurtlar Vadisi’nin taklidi mi?
Polat Alemdar’ın hangi kıyafetleri yurtdışında bile çok satıyor? Necati Şaşmaz kendisini yakışıklı buluyor mu, Uzakdoğu sporlarına neden başladı? Onu daha ne kadar Polat Alemdar olarak izleyeceğiz? Türkiye’nin fenomen dizisi Kurtlar Vadisi’nin sevilen oyuncusu Necati Şaşmaz, sorularımızı yanıtladı

Kurtlar Vadisi altı yıldır çıtasını hiç düşürmeden yoluna devam ediyor. Neye bağlıyorsunuz bunu?

Sanırım dinamik bir yapısından dolayı tam gaz devam ediyor. Ayrıca konseptinin ve asıl karakterlerin dışında diğer karakterlerinin sık sık değişmesinden de kaynaklanıyor.

Peki, daha ne kadar devam edecek dizi? Bir nokta koymayı düşünmüyor musunuz?

Aslında daha önceleri çok nokta koyduk ama devam ettik. Şimdilik güzel bir paragrafız ama bundan kompozisyon da çıkabilir, makale de çıkabilir. Ama biz yine de her cümlemizden sonra noktamızı koyuyoruz. Ama bildiğim kadarıyla hikayemiz bittiğinde dizi bitecek. Fakat hikayemiz bitmez. Sonuçta dizinin hikayesi, bu milletin hikayesi.

Altı yıldır aynı karakteri oynamaktan sıkılmadınız mı?

Karakterin çok değişimleri olduğu için hiç sıkılmadım. Mesela dizinin ilk bölümünde Elif’le olan aşkı ve evlilik sahnesini gördük. Orada da nihayetlenseydi şimdiki gibi evlilik hayatını görecektik. Ama görmedik. Şimdi Polat evlendi. Bakalım evlilik hayatı nasıl olacak? Çok sıcak ve yaşayan bir karakter, o yüzden pek sıkıcı değil. Ama değişken olmasaydı sıkılırdım.

Herkes sizi Necati Şaşmaz olarak değil Polat olarak biliyor. Kendinizi Polat Alemdar karakterine kaptırdığınız oluyor mu?

Hayır, Necati Şaşmaz olarak da seslenmeye başladılar. Aslında insanların dışarıda beni gördüklerinde Polat diye seslenmeleri ‘Ben diziyi seyrediyorum, o kadar izleyiciden biri de benim’ demek aslında, onu fark ettim. Ama şunu da söyleyebilirim ki Polat’ın benden çaldıkları var.

POLAT BENİM ZAMANIMI ÇALIYOR

Neler çaldı sizden?

Zamanımı çalıyor. Haftanın beş ya da altı günü çekimimiz oluyor. Sahnedeki duruşlarım, özellikle aksiyon sahnelerindeki hareketlerimin net ve anlaşılır olabilmesi için spor yapmak zorundayım. Kendim için de yapıyorum ama bu kadar yapmıyordum. Aikido’dan tai chi’ye, bokstan vücut geliştirmeye her şeyi yapmaya çalışıyorum. Kendimle kaldığım zamanlarda bir şeyler karalamayı sevdiğim için yeniden başladım. Şiir yazıyorum, ney üflüyorum.

Karakterden dolayı yolda yürürken duruşunuzda ya da yürüyüşünüzde değişiklik var mı?

Evet, biraz dikleştim (gülüyor). Bir değişiklik yok, ben her zamanki benim. Sonuçta karakter sette kalıyor. Ayrıca pek yürümeye imkanım olmadığı için dışarıya çıkmamaya özen gösteriyorum. Çünkü çok yoğun bir ilgi oluyor. O yüzden de genelde evimde veya sevdiğim insanların evinde otururum. Ailemle oluyorum.

BENİM YÜZÜMDEN KAZA OLMUŞTU

İlgiden dolayı dışarıya çıkamamak kötü olsa gerek…

Çıkmam gerektiğinde çıkıyorum. İnsanlarla haşır neşir oluyorum, sıcak muhabbetlerim oluyor. Benimle ilgili sorularında insanların beni yakından tanımalarını sağlayacak şeyleri anlatıyorum.

Dışarıya çıktığınızda yaşadığınız komik ya da ilginç olaylar yaşıyor musunuz?

Bir gün arabayla gidiyorum. O zaman daha dizinin birinci ya da ikinci yılıydı. Yolda giderken tam köprüden geçmek üzereydim ki yan taraftaki arabadakiler beni tanıdılar ve el sallamaya başladılar. Şoför de el sallamaya başlayınca, elimle şoföre öndeki arabaya çok yaklaştın diye işaret ettim. Tabii o benim el salladığımı sandığı için daha bir heyecanla el sallamaya başladı. O anda pat diye bir ses geldi. Öndeki arabaya çarpmıştı. Aslında suç benim değildi ama benim yüzümden olmuştu. Sonuçta uyarmaya çalışmıştım.

Gucci kullanıyorum, kıyafetlerimi diktiriyorum, belgesel izliyorum

*Kendime bakarım. Her gün uyanınca yüzümü yıkarım, saçlarımı tararım (gülüyor). Annemin verdiği kremleri kullanıyorum. Yüzümüze makyaj yapıldığı için cildim kuruyor, kurumayı önleyici bir krem.

*Parfüm olarak Gucci Envy kullanıyorum.

*Moda danışmanım yok. Ne yakışırsa onu giyerim, renk olarak siyahı severim.

*Blue jean ve tişört de giyerim ama onları giydiğimde genelde özelimdeyim. Takım elbise, gömlek ve kravat severim. Modern olmasına özen gösteririm. Mağazadan da alırım ama genelde kıyafetlerimi özel diktiririm.

*Giyim mağazasındakiler ‘Bu yıl Polat paltosunu çok sattık. Her gelen Polat gömleği, kol düğmesi istedi, her gelen ‘Niye onun gömleğinin yakası bana olmuyor’ diye yakınıyormuş. Yurtdışında da kıyafetlerim yok satıyormuş.

*Genelde tarih ve felsefe kitapları okuyorum.

*Vaktim olmadığı için de takip edeceğim bir dizi yok. Güleceksiniz belki ama evde genelde belgesel seyrederek uyuyorum.

“Ben dizideki kadar romantik değilim”

Polat Alemdar ne oldu da evlendi? Çünkü evlenmemeye yeminli diye biliyoruz.
Anne sözü her şeyden üzerinde Polat için. Annesinin de son sözü, son ricası, son isteği olabilir düşüncesi vardı kafasında.

Ebru’yu sevdiği için mi evlendi?

Uzun zaman sonra kafasının uyuşabildiği, içinin rahat ettiği tek insan olarak gördüğü için evlendi Ebru ile.

Hayranlarınız evli olmanıza alıştı mı? Çünkü genelde sizi yalnız görmek istiyorlar…

Alıştılar. Çünkü toplumumuz anne sözüne çok değer veriyor. ‘Anne istiyorsa evlensin. Vardır bir bildiği’ diyorlar. İlk bölümlerde Polat’ın Elif’le arkadaşlığı varken ‘Nereden çıktı bu kız? Yeter artık Elif’i görmek istemiyoruz. Başka sahneye çıksın’ diye feryat figan ediyordu seyirciler. Tabii ilk başta Ebru’da da böyle yapmışlardı ama işin içine anne girince sıcak bakmaya başladılar.

Polat Alemdar bu aralar romantik. Peki Necati Şaşmaz romantik biri mi?

Çok da romantik değilim. Yani en azından Polat kadar değilim.

Geçtiğimiz bölümlerde bir yemekte Ebru hesabı ödedi diye Polat masayı terk etti. Necati Şaşmaz nasıldır ilişkilerinde? Böyle aşırı tepkileriniz olur mu?

Sevdiğim insanlarla ilişkilerim gayet iyidir. Kimseyi incitecek bir şey yapmam, incinmemeye de gayret ederim.

“Kendimi yakışıklı buluyorum”

*Bir aile ikiz çocuklarının adlarını Polat ve Memati olarak değiştirmek için mahkemeye başvurdu. Mahkeme, Polat için olur ama Memati adı için olmaz dedi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’de Türkçe resmi dilimizse Polat isminin koyulamaması saçma olur. Memati’nin de örnekleri olduktan sonra kanunsal olarak sakıncası olmaz. Farz edin babanızın ya da dedenizin ismi Memati. Çocuğunuza da bu ismi koymak istediğinizde kimse karışamazdı.

*Yurtdışından bir teklif gelse kabul eder misiniz?

Çok iyi bir senaryo olursa kabul ederim. Sıkı senaryo gelsin oynarım. Ama senaryosuna güvenen gelmeli çünkü matematiğini iyi biliyorum.

*Kendinizi yakışıklı mı, karizmatik mi yoksa çekici mi buluyorsunuz?

Yakışıklı buluyorum.

Asıl Jack Bauer arabesk, Polat değil

*Sizi tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından izlenen 24 dizisindeki Jack Bauer’a benzetiyorlar. Hatta sizin için ‘Arabesk Jack Bauer’ diyorlar.

Beni ona benzeteceklerine onu bana benzetsinler çünkü o bizden daha sonra çıktı. Ayrıca bana değil Jack Bauer’a ‘Arabesk Polat Alemdar’ demeleri lazım. Hani benim taklidim ya o, hangisi daha önce? Dizi bizden sonra çıktı. Jack Bauer ile Polat Alemdar’ı birbirine benzetmiyorum. Velev ki bizden önce çıksın 24, ki sanmıyorum, yine de o bana benzer.

Bir cavab yazın

Sistemə daxil olmaq üçün məlumatlarınızı daxil edin və ya ikonlardan birinə tıklayın:

WordPress.com Loqosu

WordPress.com hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Twitter rəsmi

Twitter hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Facebook fotosu

Facebook hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Google+ foto

Google+ hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

%s qoşulma

%d bloqqer bunu bəyənir: